25 Mart 2019 Pazartesi

DP Adayı Pınar İvenç; “YERİMİ SEVE SEVE KOCAMAZ’A BIRAKTIM”

ENERJİ VE GELECEK..

30 Mayıs 2018, 15:22
ENERJİ VE GELECEK..
Tarık AKMANLAR

Enerji insan yaşamının zorunlu ve ortak bir gereksinimi olarak toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir öğesidir. Sosyal devlet anlayışı; enerjinin toplum yararını gözetecek biçimde planlanmasını, üretimini ve arzını gerektirir. Bunlar da ancak toplum çıkarlarını gözeten kamusal nitelikte bir hizmet ve politikalar ile mümkün olabilir.

Enerji yoksunlarına ve enerjiyi kullanma imkânı olmayanlara kamusal destek sağlanmalıdır. Enerji masraflarının aileler ve küçük esnaf üzerindeki baskısını azaltacak gerekli önlemler alınarak bu kesimler desteklenmeli, enerji girdileri ve ürünlerindeki yüksek vergiler düşürülmelidir.

Bugüne değin izlenen, sadece arz tarafına önem ve değer veren enerji politikaları terk edilmelidir. Artan enerji ihtiyacını karşılamada bugüne kadar akla ilk gelen ve uygulanan yol olan, plansız bir şekilde çok sayıda yeni elektrik üretim tesisi kurmak yöntemi yerine; talebi ve üretimi yöneterek, enerjiyi daha verimli kullanıp, sağlanan tasarrufla yeni tesis ihtiyacını azaltma politika ve uygulamaları hayata geçirilmelidir.

Enerji arzı ve tüketimi, toplum çıkarları doğrultusunda, gerçekçi rakamsal hedefler ile verimlilik kazançlarına dayalı olarak planlanıp uygulanmadığı sürece; bu önemli kaynağı geri kazanmak mümkün değildir.

Türkiye’nin 475 milyon ton CO2 eşdeğerini geçen sera gazı emisyonlarının yüzde 70’den fazlası enerji kaynaklı olup, 2015 yılında enerji sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarında 1990 yılına göre yüzde 153,1 oranında artış gözlenmiştir.

Küresel ısınma ve buna bağlı iklim değişikliğinden en çok zarar görecek ülkelerden biri olan Türkiye, küresel ısınmanın çözümüne yönelik hem uluslararası alanda yapılan iş birliğinin parçası olmalı, hem de alınan bu kararlar doğrultusunda ulusal düzeyde politika ve stratejiler geliştirmelidir.

En önemli temiz enerji seçeneği olan enerji verimliliği hem yatırım büyüklüğü hem de toplam enerjideki payı nedeniyle artık Dünya’nın birinci yakıtı haline gelmiştir ve makro iktisatçılar tarafından mevcut en güçlü enerji kaynağı olarak tanımlanmaktadır.

Ülkemizdeki bu potansiyeli sağlıklı olarak tanımlayacak bir veri ve değerlendirme alt yapısı yoktur. Enerji verimliliğine gereken önemin verilmesi için en kısa sürede bilimsel yaklaşımlar ve güçlü veri alt yapısıyla ülkemiz için de bu tanımlamanın yapılması zorunludur.

Belediyeler, enerji verimliliği çalışmalarında örnek uygulamaları öncelikle kendi binalarında yaparak rehber olmalı, mühendis odalarıyla iş birliği yaparak kentlilere danışmanlık hizmeti ve teknik destek vermelidir.

Kalkınmada; enerji kullanımını azaltan, enerjiyi verimli kullanan, enerjiyi yerli ve yenilenebilir kaynaklarla, yurt içinde üretilen ekipmanlarla temin eden bir modele geçiş sağlanmalıdır.

Tarık AKMANLAR, 26.05.2018

    Yorumlar

banner23
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
banner48
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • Tamsayfa  346
ARŞİV
banner41